Geçirdiği kazadan sonra kas gelişiminde problem yaşayan Ramazan Arslanlı, okuyabilmek için çalmadık kapı bırakmadı. Fiziksel engeli nedeniyle kalem tutamayan Arslanlı, kendisine özel sınav yapılması talebiyle yaptığı başvurular sırasında, Torbalı İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü M.Y. tarafından darp edildi. Tüm bunlara rağmen okuma isteği kaybolmayan Arslanlı, İHD'ye başvuruda bulunarak yardım talep etti.
Ramazan Arslanlı'ya, 2001 yılında İzmir'in Torbalı İlçesi'nde tren çarptı. O dönem 7. sınıf öğrencisi olan Arslanlı, 34 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yeniden hayata döndü. Yaklaşık 1 yıl Yeşilyurt Devlet Hastanesi'nde tedavi gördü. Kendisine verilen yeşilkartın vizesi dolunca tedavisini sürdüremedi. Vücudunda kalıcı arazlar bırakan kazadan sonra okul hayatına bir süre ara vermek zorunda kaldı.
Kas kaybından dolayı istem dışı hareketler yapan ve ellerini kalem tutacak kadar bile kullanamayan Arslanlı, okuluna devam etmek için arayış içine girdi. Çalmadık kapı bırakmayan Arslanlı'ya tüm kapılar tek tek kapandı. Açıköğretimle okulunu dışarıdan bitirmeye çalışan Arslanlı, kalem kullanamadığı için gözetmen bir öğretmenin yardımıyla soruları cevaplamak için Torbalı'da bulunan tüm eğitim kurumlarını dolaştı.
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de bu amaçla defalarca giden ve sorununun giderilmesini isteyen Arslanlı, 2011'in Ocak ayında Şube Müdürü M.Y. tarafından darp edildi. Bu sırada olay yerine gelen polisler tarafından da dövüldüğünü öne süren Arslanlı, okuluna devam edebilmesi için İHD'den yardım talebinde bulundu.
Okuluna devam etmek istediğini belirten Arslanlı, geçirdiği kazadan sonra yaşadıklarını ANF'ye anlattı.
Ölümden Döndü
Arslanlı, "Bana tren çarptıktan sonra öldüğümü düşünüp morga kaldırmışlar. Ancak daha sonra ailem gelince yaşadığımı fark edip, Yeşilyurt Devlet Hastanesi'ne kaldırdılar. Hastanede yaklaşık 1 yıl tedavi gördüm. Fakat tedavim tamamlanmadan yeşilkartımın vizesi bittiği ve tekrar vize yapmadıklarından dolayı hastaneden çıkarttılar. Sonraki süreçteki tedavimi evde kendi olanaklarımızla yaptık" diye konuştu.
'Geçirdiğim Kazadan Daha Acı Olaylar Yaşadım'
Kazanın etkisiyle uzun süre hafıza kaybı yaşayan Arslanlı, iyileşme aşamasına girdikten sonra okuluna devam etme kararı aldığını kaydederek, "Önceleri hiç kimseyi hatırlamıyordum, renkleri bilmiyordum. Sonra yavaş yavaş hatırlamaya başladım. Ancak şimdi vücudumda kalıcı hasarlar kaldı. Vücudum aşırı kas kaybından dolayı istem dışı hareketler yapıyor. Yani titriyor sürekli. Bu nedenle kalem tutamıyorum. Bacaklarım kasılıyor. Ayakta uzun süre kalamıyorum. Boyun bölgemde de titreme olduğu için başımı sabit tutamıyorum. Tüm bunlara rağmen okuluma devam etme kararı aldım. Ancak bu süreçten sonra kazadan daha fazla beni üzen olaylarla karşılaştım" dedi.
'Önce Mlli Eğitim Şube Müdürü Sonra Polisler Dövdü'
Sağlık sorunları nedeniyle 'özel' bir eğitim talebiyle çalmadık kapı bırakmadığını belirten Arslanlı, "Okumak için aklınıza gelecek her yöntemi denedim. Her gittiğim yerden, 'sana uygun bir öğretmen veremeyiz' cevabını verdiler. Yapılan sınavlar klasik yöntemle olduğu için kalem kullanamayıp 2 yıl sınıfta kaldım. Bu süreçte tekrar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gidip durumumu anlatmak istediğimde Şube Müdürü M.Y. tarafından darp edildim. Bana öyle nefretle vurdu ki, kendimi yerde buldum. Bunun üzerine olay yerine polisler geldi ve onlarda beni döverek, polis aracına bindirdi. Daha sonra benim bedensel engelli olduğumu anladılar ve beni bizim evin yakınlarında bir yere attılar. Buna rağmen yılmadım ve açıköğretime kaydımı yaptırdım. Burada bana gözetmenlik yapacak bir öğretmen talebinde bulundum. Soruların test olması halinde daha rahat cevaplayacağımı ilettim. Halen bu isteğim yerine getirilmedi" şeklinde konuştu.
'Bana Bunu Kürt Olduğum İçin mi Yapıyorlar?'
Açıköğretimde kendisiyle birlikte okuyan 6 engelliye çeşitli haklar tanındığını kaydeden Arslanlı şöyle devam etti:
"6 öğrenci bedensel ve görme engelli oldukları için özel gözetmen öğretmenler aracılığıyla sınava girebiliyorlar. Bana neden böyle bir imkan sağlanmıyor. Bu durumun kimliğimle alakalı olduğunu düşünüyorum. Kürt olmam sanırım bu ülkede suç. Ama onlar bana ne yaparlarsa yapsınlar ben yine de Kürt olmakla gurur duyacağım. Bu ülkede her fırsatta söylenen 'eşit haklar' konusu sanırım 'Kürtler hariç herkes eşit haklara sahiptir' diye değiştirildi. Ben okuyabilmek için bir hayvanın dahi katlanmayacağı şeylere katlandım. Bıkmadım... İHD'den de bu yönlü yardım talep ettim"
ANF













0 yorum:
Yorum Gönder